GiriÅŸ Formu

Ey Kalbim!

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Ey Kalbim!

“ Ölüm tek bir hece; senli bir hayat kaç cümle eder peki “


Bu gece bir baska üsümekte gözlerim...Ellerim Ankara kadar soguk nedense..Gözlerimde sonbahar telasi. Sanki yoksun..Sanki seni ölüme gelin etmisim gibi suskun duvarlar. Mih gibi çakili gözlerim bosluga. Sanki yüregim yok yerinde..Sanki damarlarimdan çekilmis tüm hayat emarelerim. Neden bu kadar üsümekteyim ey kalbim neden ? Oysa seni taniyali, oysa seni yasayali birkaç seneyi geçmedi ki. Nasil bu kadar içimdesin, nasil bu kadar ben kadar yakin olabilirsin bana ? Ey kalbim, cevap versene.

Sen ki her satiri kitap olan adamsin. Sana el gibi duran Ankara gibi sus emi. Gerçi susma sirasi bu sefer sende. Konusan, seni sana anlatan ben olacagim. Bak soyundum hüzünlerimi. Dudaklarin kadar çiplak yüregim. Kapamaya çalisma cümlelerimi. Susturmaya yeltenme. Bu gece kusacagim içimdeki tüm hasretlikleri. Bu gece senin omuzlarinda uyumak yok ya kalbim, tüm suskunluklari sökecegim köklerinde. Harf harf kanayacagim gözyaslarimin ayak ucunda. Utanmayacagim islakligimdan. Asacagim yalnizligimi, bu gece sana kosacagim..Sakin beni durdurmaya kalkma. Bir kere yakmisken tüm gemileri, seni koca baskente yar etmem. Anliyor musun beni ey kalbim ? Seni sisli ve bir o kadar soguk Ankara’ ya emanet edemem.

Ey kalbim,

Ben ki yillarca hüzne yataklik ettim yüregimin iç kesitlerinde. Yüzümde bir hayat gülümserken, içimdeki firtinalarla savastim. Tetigin sogukluguna inat dayadim dudaklarimi hayata. Tekil bir yalnizligin içinde çogunlugumu kaybettim. Kendi içimde azinlik kaldim ama asla yüregimin en dibindeki umuda hançer çekmedim. Kendimi öldürmekte itham edildim imani sadece iki dudak arasinda sanan sofralarda. Yüregimin vurdugu gölgelere bakilip kaç kez yalnizlik hükmü giydirildi bu yürege. Kaç kez soyadimin gölgesine vuruldu çiplakligim..Izole edildim tüm sifatlarimdan. Hani ilk zamanlarda sirtin oksanir, ilgi alaka eksik olmaz ya hani..Ben ki bindigim banliyönün son vagonunda kendime içime terk edildim. Iç çekismelerimin nüksettigi kaslarimin güçsüzlügüne inat biletsiz birakildim iki kisilik zannettigim hayat safinda. oysa hayata saf tutan da bendim, hayata umudu giydiren de..Tek kisilikken bile tüm role kosan bendim.Ama pes etmedim. Hiçbir zaman sirtimi dönmedim kendime. Gün geldi gölgemi bile aydinlatmaktan yoksun isikta büyüttüm filizlerimi. Gün geldi muktedir olamadigim firtinalarda yürüdüm aglaya aglaya. Ama asla yüzümü ölüme geçirmedim. Hani hep kendine “ yarim cümlelik adam “ derdin ya..Birak bu süslü sifatlari. Kalk uzandigin ölüm yatagindan..Kalk diyorum sana. Ankara’nin sogugunda buz keser ellerini. Dogrul yerinden.Sadece dualarimla ugurlayabildigim seni sag- salim istiyorum. Neden bu kadar ölmeye heveslisin sen ey kalbim ? Niyetin Cennette kavusmaksa, nerde kaldi “ gözlerinde Cenneti tasiyan kadin “ sözlerin ? Hani nerde ey kalbim…

Ey hayat,

Çikar üzerindeki ölümün ziynet esyalarini. Boz tövbelerini. Biliyorum kizimiz seni çagirmakta. Gitme ne olur. Beni hayatsiz birakma çatisiz duraklarda. Izmarit kokusu bilmez ellerime diktirme kefenlerini. Kurak bir sehre birakma beni. Susuzlugumu al , tüm denizlerimi iç, bitir ama gitme. Senin yüregin varken hiç kurak olur mu gözlerim. Sen mevcutken hiç yoklama yapar mi ölüm ?. Gitme, kulak verme Azrail’e. Seninle konusabilmek için uzattigim mesafelerin hatrina öpme vuslat çesmesini. Gidersen, teget geçerim tüm yollari. Dudaklarimi mezarina dayar, pusarim gölge boyuna. Bir imla bozuklugu mesafesinde bir yer edinirim ayak ucunda. Büzülürüm kemiklerine, susarim musalla çigliginda. Ama gitme ey hayat, gitme..Uzat ellerini bana. Hayat olsun ellerin..

Ey dudaklarimdan dökülen en büyük dua..

Kuyularda Yusuf’a mi özendin yoksa ? Kahraman mi olmak istersin bas yapitlara ? Yoksa ardindan sayfa sayfa “ yazarimizi kaybettik“ yorumlari mi ? Susmasana ey dudaklarimdan dökülen en büyük dua. Yetmiyor mu yüregimdeki yerin ?. Yetmiyor mu sana biçtigim onca sifat ? Sen ki hayatsin bende..Sen ki yüregimin birinci sayfasindasin.. Eslik ettigimiz sarkilar yarim kalmasin. Beraberce el açtigimiz dualar bos dönmesin. Dön diyorum gittigin yerden. Çentik atacagin baska duvar kalmadi odanda. Hem bilmez misin benim ellerim umut kokar, gözlerim ise hayat. Morg sessizligini yasatma bana. Imlasiz birakma hayatin bir ucunda. Seninle yeserttigim sabir filizimi nestere vurdurtma. Dön ey kalbim…Gittigin yol, uzandigin el bana degil bilesin. Dizme bogazima gözyaslarimin sessizligini. Bas asagiya egdirme ellerinle dogrultugun bu yüregi. Giydirme beni annenin kendi için aldigi beyaz kefenlerin içine. Gitme ey kalbim gitme. Uzat ellerini bana. Verme yüregini ey hayat..Sigin gögüs kafesi sicakligima..Gitme diyorum sana. Gitme…Amin diye biten dualarimi, tüm haklarim“ helal olsun “ matemine çevirme..

Ey kalbim…
Ey hayat…
Ey dudaklarimdan dökülen en büyük dua / Sana söyleyeceklerimi söyledim..
Gitme diyorum sadece..

Dinle beni ey koca baskent..
Ey dizlerimi üsüten kent..
Özür dilerim ama sevdigimi sana yar etmeyecegim..
Sana yarimi birakmayacagim.
Ölüm olup çigsen de,
Yarimi tek bir gece bile soguk morglarinda uyutmayacagim..
Söz verdim bir kere..
Sevdigimi sana gelin etmeyecegim…

Özür dilerim Ankara. Dualarim kabul oldu…
Sevdigimin elleri hayat kokuyor, morg degil….

“ Ölüm / Tek bir hece sadece..
Oysa senli bir hayat cümle eder sevgili..
Saymayi denedim ama sayamadim…
Sen yasa yeter ki..
Ben sana hep hayat derim sevgili…


“ Ey kalbim “ seni çok özledim..

27 Aralik 2007 / Ankara

Ismail Sarigene


Bu icerik 233 Defa Okunmustur