Sevgi Hikayeleri
Gül ve Bülbül
ruyalar tarafından yazıldı.
Gül ve Bülbül
Çok eski zamanlarda bir gün bir delikanlı varmış... Bu delikanlı çok zengin bir ailenin kızına âşık olmuş. Ama kız delikanlı fakir diye ona yüz vermiyormuş. Genç bir yılbaşı gecesi bütün cesaretini toplamış ve kızı yılbaşı gecesi balosuna davet etmek için evine gitmiş. Kapıyı genç kız açmış. Kıza kendisini yılbaşı gecesi balosuna davet etmeye geldiğini, birlikte dans etmek istediğini söylemiş. Kız kabul etmiş ama bir şartı varmış. Ondan balo için diktirdiği elbisesinin yakasına takmak için kırmızı bir gül istemiş. Delikanlı sevinerek oradan ayrılmış. Hemen kızın istediği kırmızı gülü aramaya başlamış.Bir Dostluğun Öyküsü
ruyalar tarafından yazıldı.
Bir Dostluğun Öyküsü
Ahmet ve Nihat adında iki arkadaş varmış. Aynı okulda okuyorlarmış. Ahmet İstanbul’da yasayan, evi, arabası yeterince parası olan biriymiş. Nihat memleketten İstanbul’a gelmiş zor şartlar altında yaşayarak okuyormuş. Bunlar zamanla daha da iyi arkadaş olmuşlar. Ahmet Nihat’ın durumuna üzülüyor yardım yolları arıyormuş. Nihat evine almış. Yedirmiş içirmiş. Cebine para koymuş. Üstünü giydirmiş. Kendine aldığı yeni kıyafetlerini bile ona vermiş. Artık beraber gül gibi yaşayıp gidiyorlarmış. Bir gün Ahmet camdan dışarı bakıyormuş. Karşıdan gelen uzun suredir hayran olduğu ve yakında açılmak istediği kızı görmüş ve sonra arkadan Nihat’ın onu takip ettiğini. Nihat eve gelmiş ve Ahmet'e o kızdan çok hoşlandığını aralarını yapıp yapamayacağını sormuş.Bir Şiir ve Bir Aşk Hikayesi
ruyalar tarafından yazıldı.
Bir Şiir ve Bir Aşk Hikayesi
Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz,minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece.. O kadar yakındılar.. Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini.. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler.. Kız gülümsedi.. Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip, takım karşıya gidince, delikanlı da yerini değiştirdi, o da karşıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine dondu.. Kız da gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar.. "anladım" der gibi bir gülümseyişti bu.. Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü..
Hissetmek
ruyalar tarafından yazıldı.
Hissetmek
Günün birinde bir krallığa başka bir düşman krallık tarafından savaş açılmış ve krallığın kalesi ele geçirilip kral aranmaya başlanmış. Ama o esnada bizim kral kendi halkının arasına karışıp kendini gizlenmeyi başarabilmiş Halktan bir köylüye de kendisini düşmanlardan saklamasını, bunu yapması ve kendisinin kurtulması halinde de kendisine ne isterse verebileceği vaadinde bulunmuş. Bunun üzerine köylü kralını kendi evine kaçırıp yatağının altına saklamış. Bu sırada kralı bulamayan düşman askerleri tüm evleri aramaya karar vermişler. Köylünün evine de bakmışlar tabi ki...Bir Kalp ve...
ruyalar tarafından yazıldı.
Bir Kalp ve...
Delikanlı alaca karanlıkta yürürken, yumuşak bir şeye çarptığını fark etti. Eğildi baktı. Aman Allah ım!... Ayaklarının arasında, yuvasından ustalıkla sökülmüş bir kalp duruyordu. Tıpkı resimlerdeki gibi diri ve kanlıydı. Onu büyülenmişçesine avuçlarına aldığında, dehşetinden çıldıracak oldu. Kalp tıp tıp atıyordu. Ve sıcacıktı. Delikanlı, sanki ellerine yapışıp bir başka uzvu haline geliveren kalpten kurtulmak istiyor, fakat ne olduğunu bilmediği, kestiremediği duygular tarafından engelleniyordu. Bir müddet sonra
Sayfa 3 > 3



